August312014
“Kimse yüzleşmek istemiyor, herkes affedilmek istiyor.” Ahmet Edip Başaran (via zamantanigi)
11PM

sosuperawesome:

Felt bags by krukrustudio in Moscow, Russia

11PM

sosuperawesome:

Handmade wooden clocks by ArtmaStudio

August302014
smarylove:

(via Culinary school - How to make beautiful delicisou sushi art step by step tutorial instructions & recipe | How To Instructions), How to, how to do, diy instructions, crafts, do it yourself, diy website, art project ideas

smarylove:

(via Culinary school - How to make beautiful delicisou sushi art step by step tutorial instructions & recipe | How To Instructions), How to, how to do, diy instructions, crafts, do it yourself, diy website, art project ideas

8PM

Sana Bakmak

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

11AM

Anonymous said: Anonim sorularının; kendi kendine, ya da bir arkadaşın aracılığı ile kendine, kendi seçtiğin şekilde sorulduğunu hissettirdiğinin farkında mısın?

carpe-mortem:

Isim gucum olmadigindan, oturacagim ve acaba anonim sorular diger anonimlere ne hissettiriyorlar diye kafa yoracagim oyle mi?
Burayi cok ciddiye aliyorsunuz.
Disari cikin biraz. Valla bak.

1AM

(Source: teapotsandroses)

August292014

minorkadin:

tumblr’daki müzik bloglarına “sen gökhan özen’le büyürken ben yanni kasetleri dinliyodum” demek istiyorum. youtube’da 30milyon kez tıklanmış gıy gıy müzikleri paylaşıp da gerçek müzik….işte bu….sonbahar esintisi gibi….işte müzik… yazanları öldürmek istiyorum. 

August262014

asylum-art:

 Doodles Hundreds of Faces He Sees in Crowd by Guilherme KramerWe See People In the Crowd”

Facebook, Flickr

Brazilian artist Guilherme Kramer has spent a year hand-painting faces onto office walls. It obviously took him a lot of time and dedication to finalize the piece, but the end result is really good!

Brazilian artist Guilherme Kramer has spent a year hand-painting faces onto office walls. It obviously took him a lot of time and dedication to finalize the piece, but the end result is really good!

(via dimmisole)

August242014
1AM
masumcetin:

Ankara, iyi kalpli üvey ana… Bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım. Sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey ana olan Ankara.Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerliğin bitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını, suskun devletin konuşmasını beklerler. Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.Belki denizi görselerdi beklemezlerdi. Denizi su sanırlar. Suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz. Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara’nın göllerinde. Oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. O vaatkâr ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir. Her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayan o şehvetli çizgi. İnsanlar Ankara’da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.Cemal Süreya, Üç ŞehirFotoğraf: İrem Şener, Ankara’nın eski evleri.

masumcetin:

Ankara, iyi kalpli üvey ana… Bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım. Sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey ana olan Ankara.
Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerliğin bitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını, suskun devletin konuşmasını beklerler. Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.
Belki denizi görselerdi beklemezlerdi. Denizi su sanırlar. Suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz. Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara’nın göllerinde. Oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. O vaatkâr ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir. Her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayan o şehvetli çizgi. İnsanlar Ankara’da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.

Cemal Süreya, Üç Şehir
Fotoğraf: İrem Şener, Ankara’nın eski evleri.

August222014
Metaforlu şiir en sevdiğim. #aliural #şiirliakşamlar #şiirevde #körünparmakuçları #poem #masal #balık

Metaforlu şiir en sevdiğim. #aliural #şiirliakşamlar #şiirevde #körünparmakuçları #poem #masal #balık

12AM
August182014
pembekaranfil:

"Aklımdan çıkmıyorsun dedim/ Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya" Cahit Zarifoğlu

pembekaranfil:

"Aklımdan çıkmıyorsun dedim/ Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya" Cahit Zarifoğlu

1PM
zamantanigi:

Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemi ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.
Thomas Mann böyle diyor. Sevdiğimiz insanlar arasına girmiş oldu böylece. Onunla da Nobel Ödüllü kitaplar sayesine tanışmış olduk. Kendisi “milliyetçi olan insan zihinsel özürlüdür” dese de konuşabileceğimiz ortak noktalar olduğuna eminim.
Öyle de oldu. Tonio adlı kahraman -kahraman dersek olmaz galiba çünkü bir edebiyatçı, ezilen bir edebiyatçı bir kahraman olamaz. Hikayenin ana karakteri olmak hikayenin kahramanı olmak değildir, zannımca.- sanat hakkında konuşurken doğruyu arıyordu yine. 
Bu tartışmaların ortasında “Hayır, nihilist değilim” diyordu. İlkbaharı da sevmiyordu, sanatçılar ilkbaharı sevmezmiş. 
Kendi hayatımız içinde yaşadığımız başkalarının hayatları bizi oluşturan en temel unsurlardan biri. Hele ki Asya gibi bir kıtada doğmak, piç olmuş ve iğdiş edilmiş bir kültüre sahip olmak tek başına yaşamayı her zaman engelleyecektir. Çocukken anne ve babanızın hayatını, daha sonra arkadaş ve dostlarınız yaşamını, eşinizin ve çocuklarının yaşamını…
Tek yaşamak ister miydik? 
El cevap: Hayır.
O zaman bu kalabalıklar arasında “yalnız kalmak” da nedir? Soruyu şöyle sorsak ya: “Yalnız kalmak ile tek kalmak veya tek yaşamak aynı şey midir?”
Tek yaşamak, sadece kendi dünyanı kendi hayatını yaşamaktır bence.

zamantanigi:

  • Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemi ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.

Thomas Mann böyle diyor. Sevdiğimiz insanlar arasına girmiş oldu böylece. Onunla da Nobel Ödüllü kitaplar sayesine tanışmış olduk. Kendisi “milliyetçi olan insan zihinsel özürlüdür” dese de konuşabileceğimiz ortak noktalar olduğuna eminim.

Öyle de oldu. Tonio adlı kahraman -kahraman dersek olmaz galiba çünkü bir edebiyatçı, ezilen bir edebiyatçı bir kahraman olamaz. Hikayenin ana karakteri olmak hikayenin kahramanı olmak değildir, zannımca.- sanat hakkında konuşurken doğruyu arıyordu yine. 

Bu tartışmaların ortasında “Hayır, nihilist değilim” diyordu. İlkbaharı da sevmiyordu, sanatçılar ilkbaharı sevmezmiş. 

Kendi hayatımız içinde yaşadığımız başkalarının hayatları bizi oluşturan en temel unsurlardan biri. Hele ki Asya gibi bir kıtada doğmak, piç olmuş ve iğdiş edilmiş bir kültüre sahip olmak tek başına yaşamayı her zaman engelleyecektir. Çocukken anne ve babanızın hayatını, daha sonra arkadaş ve dostlarınız yaşamını, eşinizin ve çocuklarının yaşamını…

Tek yaşamak ister miydik? 

El cevap: Hayır.

O zaman bu kalabalıklar arasında “yalnız kalmak” da nedir? Soruyu şöyle sorsak ya: “Yalnız kalmak ile tek kalmak veya tek yaşamak aynı şey midir?”

  • Tek yaşamak, sadece kendi dünyanı kendi hayatını yaşamaktır bence.
← Older entries Page 1 of 22